Rahmet Peygamberinden Ümmetine

Yazarı: Mustafa Utku

Yayın Yılı: 2006
Orjinal Adı: Et-Tuhfetü'n-Nebeviyye li'l-Ümmeti'l-Merhume
152 sayfa
İthal Kağıt
13,5x19,5 cm
Karton Kapak
ISBN: 975-6799-24-2
Dili: Türkçe-Arapça

İlk bölümde Peygamberimizin âlemlere rahmet olarak gönderilişinin hikmet ve sırları, ümmet-i merhûmesinin (rahmet edilmiş ümmetin) fazilet ve üstünlükleri, Peygamber Efendimizin türbe-i saâdetlerinin toprağı, Peygamber Efendimize verilenler ile sâir büyük peygamberlere verilenlerin mukâyesesi ve Peygamber Efendimizin ümmetine şefaat etmesi konuları ele alınmaktadır. İkinci bölümde Kur’ân ve sünnet ışığında aile hayatımızın muhâfaza olunması, evlenme ile alâkalı bazı hadis-i şerifler, kadının saç takması ve saçlarını başı üzerine toplaması, komşularımıza karşı davranışlarımız ve gözlerin korunması bahisleri vardır.

TAKDİM

Peygamberimizin Âlemlere Rahmet
Olarak Gönderilişinin Hikmet ve Sırları,
Ümmet-i Merhûmesinin Fazîlet
ve Üstünlükleri[1]

HÂTEMÜ’L-ENBİYÂ EFENDİMİZ

sallallâhu teâlâ aleyhi ve sellem

Hâtemü’l-enbiyâ; Bütün peygamberlerin sonuncusu demek olup insanlara, cinlere, meleklere, hayvanlara, bitkilere, taşlara ve bütün kâinattaki zerrelere gönderildi. Onun için taşlar ve ağaçlar O’na selâm verip risâletini ikrâr ettiler. Zîrâ Fahr-i Âlem sallallâhu teâlâ aleyhi ve sellem ism-i a’zamın mazharıdır. Bütün kâinatta görülen esmâ-i cüz’iye ise bu ism-i küllînin tasarrufu altındadır. Fahr-i Âlem sallallâhu teâlâ aleyhi ve sellemin bu ism-i a’zam ile tam zuhûrunun icâbı budur ki herkes o isme tâbi olalar, onu ikrâr edeler. Anla!

Eğer suâl olunursa ki; Nûh aleyhisselâm da yeryüzünde bulunan varlıklara peygamber olarak gönderilmişti; Fahr-i Âlem sallallâhu teâlâ aleyhi ve sellemin ondan farkı nedir?

Cevap budur ki; Fahr-i Âlem sallallâhu teâlâ aleyhi ve sellem kendi zamân-ı saâdetindeki mevcut olan varlıklara gönderildiği gibi, sonra gelenlere de gönderilmiştir. Nûh’un peygamberliği ise kendi zamanına mahsustur, salavâtullâhi alâ nebiyyinâ ve aleyhim ecmaîn, âmin.

KUR’ÂN VE SÜNNET IŞIĞINDA AİLE
HAYATIMIZIN MUHÂFAZA OLUNMASI

Toplumun çekirdeği, temel taşı ve aynası mesâbesinde bulunan aile yapımızı ve kurumumuzu meşru yoldan evlenmek suretiyle ayakta tutmak ve sağlıklı bir biçimde devam ettirmek için riâyeti zaruri olan şartlar ve hükümler:

Evlenmenin hükmü ulemânın ittifakıyla sünnettir. Ancak nefsânî ve şeytânî duyguları kendisine gâlip gelen ve harama düşme tehlikesi olanlar için farzdır, denilmiştir.

“Bir de aranızdaki kadın ve erkek bekârları ve kölelerinizden, câriyelerinizden iyi huylu olanları evlendirin. Eğer fakir iseler Allâh onları kendi lûtfundan zengin kılar. Allâh’ın lûtfu boldur, O her şeyi bilendir.”[2]

Faide: Âyet-i kerimede iyi huylu olanların evlendirilmesinin sarâhaten beyân buyurulması çok ibretli ve ders alınması gereken bir cihettir. Zirâ bu huyların korunması ve şartların değişimi ile dejenere olunmaması açısından sağlıklı evliliğin, huzurlu ve mutlu aile ocaklarının toplumumuz için ne kadar hayatî bir önem arz ettiği günümüzde daha iyi anlaşılmaktadır.

Diğer önemli bir husus ise şayet fakir iseler Allâh celle celâluhû hazretlerinin onları kendi lûtf u kereminden zengin kılacağı gerçeği olup namuslu ve haysiyetli aile sahiplerine ilâhî yardımın bir nevî vaad buyurulması ne kadar sevindiricidir. Zirâ Cenâb-ı Hakk’ın, kendi rızası yolunda yaşayacak olan ve Zât-ı Kibriyâsına kulluğa devama niyetli olan fertlere, aile ve milletlere nusretini yâr ve yardımcı kılacağı çok tabiidir.

Allâh’ım! Bizlere fert, aile ve millet olarak ezelden ve doğuştan ihsân ettiğin değerlerimizi devam ettirmemiz hususunda yâr ve yardımcımız ol.

...



[1]İsmail Hakkı Bursevî, Ferahu’r-Rûh, Muhammediyye Şerhic.2, s.292., hzn. Mustafa Utku vd., Uludağ Yay. İstanbul 2001

[2] Nûr, 32.